16 Ocak 2015 Cuma

itiraf

şiirden, heykellerden, aşktan söz ediyoruzve dünyaya ayak uyduramamış biri olarak kendimizden."hiç kimseye benzemiyoruz, hep dışarda kalıyoruzişte kocaman burnumuz: mutsuzluğumuz" diyorum,coşkuyla alkışlıyor dostlarım beninasıl da çok seviyoruz sözcükleri!anlatacak şeyimiz kalmadığında, sonunda sustuğumuzda,saklanmaya çalışırken ışığa yakalananiğrenç bir hayvanın gözlerine benziyorgözlerimiz, gözleriniz, gözleri...

barış bıçakçı

***

edebiyat birikimimi barış bıçakçıdan once ve sonra diye 2 ye ayırırım.

13 Ocak 2015 Salı

hayatıma giren kadınlar

bugun acı bır sekılde farkettiğim bir gerçekliğim diyebilirim bu duruma. can sıkıntısı ve acaba değişmişmidir acaba eski saflıgı kadar olmasada yine guzel gunler yaşayabılırmıyiz merakıyla aylini aradım. telefon numaramı silmiş kimsiniz diye mesaj attı. yemek yıyelım mı dedim kendısıne zarar verdiğimi artık ortak hiç birşeyimizin olmadıgını gorusmek istemediğini soyledi. kendısıne zarar verdiğimi soylemesı elbet komıktı kumulatıf manada baktıgımızda onun bana ve aileme net bir zarar verdiği çok açıktı peki ya daha oncekı kız arkadaşlarım onlarda çıkıp karşıma sen bana zarar verdin deseler ne düşünürdüm? sanırım pek yanıt veremezdim. cunku hepsinden ayrılmak isteyen bendim, sonunda sorun olacağını hissettiğim şeyleri bile bile başlamıştım belki bir yalnız kalamama belki cinsel bir çekim belki paylaşım derinliğiydi benı bu ilişkilere başlatan. ilişkilerim bir yere gelipte tıkandıgı zaman -ki coğu onceden tahmın edilebilir şeylerdi bence- hep arkamı donup gitmeyi tercih ettim. geriye arkamda gozu yaşlı kadınlar bıraktım. hepside tekrar denememizi istedi belki bunun nedenı onlar ıcın zamansız olan bu bitiş yada gerçekten benı sevdikleri için bilmiyorum gerçek nedenını. net olamıyorum, liberal zaman zamanda pragmatist davranıyorum bu benı yavşak bir adam yapıyor olabilir, benım hayata karşı tutunma adaptasyonu dediğim bu temelsizlik ve kuralsızlık benı olmak istediğim kişiden uzaklaştırıyor. bu durum hoş değil.

28 Ağustos 2008 Perşembe

11 Mayıs 2008 Pazar

uzun bir ardan sonra tekrar yazıyorum.

-herşey bir gun biter ve bu bitişlerin devamlı bir devinim halinde oluşuda biter..

insanlar değişir ler ve her değişen insan bir başka canlıya donuşur bir başka metabolzima bir başka ütopya

yahudiler sürüldükleri zama ntaşıyacakalrı kadar yükü yanlarına alır gerisni koy meydanında yığar ve yakarlamış gözumuz arkada kalmasın diye..


yarım yamalak yazıyorum, aklımı toplayamıyorum.

mazer etlerim ağrıyor, neden kusuyorum..

23 Şubat 2008 Cumartesi

fotograf haytımda buyuk yerler kazanmaya başladı. fotokritikte bir kullanıcının(kcbilir) profilin okurken yazdığı bir yazı hoşuma gitti onu paylaşmak istedim..


"Bilirsin sevgilim ne çok isterim uzaya gitmeyi... Arasalar bugün beni NASA’dan; ’hocam gel bu sefer seni de götürüyoruz, ama mekikte yer yok, yengeyi alamayız’ deseler... İnan gitmem, gidemem...*"



*kcbilir'in portfolyosunu merak edersenız buyrun BURDAN..



                                                                                                                                        emre

15 Ocak 2008 Salı

Bağlanmayacaksın

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...

CAN YÜCEL

14 Aralık 2007 Cuma

aşk

şimdi sen kalkıp gidiyorsun. git.
gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler.
oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
oysa allah bilir bugün iyi uyanmıştık
sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
sanki hiç olmamıştı

oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı istanbullar
şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
ki karaköy köprüsüne yağmur yağarken

bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
çünkü iki kişiydik

oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
sonrası iyilik güzellik.

cemal süreyya

seviyorum bu adamı son şiirini cüzdanımda taşıyorum üstü kalsın'ı..

18 Kasım 2007 Pazar

avukat ve doktorlar

avukatlara bakıyorum bır bılmışlık bir bilmişşlik var yine doktorlara bakıyorum adamlar sanki 'tanrı' hastayı baştan yaratmışlar!

boyle birşey yok bir kere avukatların yasaları var neyin nasıl olacağı belli suçlu geliyor avukata yaptığı şey hırsızlık avukat diyor ben senın en iyi ihtimalle 6 ay yatıp çıkmanı sağlayabılırım ama avukat tutmazsan 3 yıl yatar çıkarsın artık içeride ölürmüsün kalırmısın o senin meselen!

doktora hasta geliyor doktor ameliyat yapacak ama doktorunda cerrahi prosedurleri var yapacağı işler sıralı adım adım, yani doktorunda yasaları var! mesela adam pankreas kanseri doktor dıyor amelıyat edersem 3 ay değil 2 yıl yaşarsın ama masada da kalma ihtimalin var artık sen seç!

bir cerrah hocam demişti ki, 'cerrah olunca ınsan ya mutevazi olur, yada kendını tanrı sanar delirir!'

10 Kasım 2007 Cumartesi

misketin gerçek hali!!

sendrom x elifin şirin(!?!!??) kedisinın aslında doğa ustu guçleri varmış!!!

elimize bu gece saatlerınde düşen fotografta da görebileceğiniz üzere misket gözlerinden ışık saçarak dolaşan bir kediymiş(!??!) polis olayla ilgili olarak 'halkımızın paniğe düşmesine gerek yok ,gereği neyse yapacağız' açıklamasını yapmıştır!! 
olayın polise intikal etmesıyle elifin(23) misketi alarak ortadan kaybolduğunu soyleyen annesı A.T(48) 'kızım masumdur herşey o pis kedi yuzunden oldu,melek gibiydi benım elifim aklını çeldi o pis kedi!' diyerek göz yaşlarına boğuldu.


gelişmeleri bizimle takip edin!!